Apple çocuk istismarını önlemek için kendi cihazlarında fotoğraf taraması yapacak olan yeni bir özelliği tanıttı. Apple’ın tanıtmış olduğu bu özellik soru işaretlerine sebep oldu ve tartışmalara yol açtı.

Bu tanıtılan özelliği biraz daha detaylı anlatacak olursak;

Apple cihazlarda bulunan fotoğrafları tarayıp geçmişte oluşturulmuş olan bir bulut sisteminde, bilinen istismar fotoğrafları ile karşılaştırma yapacak. Bu karşılaştırmaları fotoğrafları görerek değil onların hash kodları üzerinden (hash kodları kimlik numaraları gibi düşünülebilir. Fotoğrafın oluşturulma tarihi, içinde bulunan piksel sayısı vb. özelliklerine göre oluşturulan fotoğrafa özel olan bir kod, bir tür dijital imza da denilebilir) yapacak. Bulut sisteminde bulunan fotoğrafların hash kodları ile cihazdaki fotoğrafın hash kodunu karşılaştırılarak fotoğrafın sakıncalı olup olmadığını bildirecek. Çocukların kullandığı telefonlarda iMessage üzerinden gönderilen fotoğraflar aynı şekilde taranacak. Ve duruma göre ebeveyne bilgi verecek veya fotoğrafın gönderimi için ebeveyn izni isteyecek. Mesajlar taranacak yani ve bu uçtan uca şifrelemenin, en azından ilk aşamada çocukların telefonu için kalkacağı anlamına geliyor. Bu tabii ilk aşama için çocuğun kullanmış olduğu telefon için bu şekildeyken, daha sonrasında belki bölgeye göre telefonlarda bulunan uçtan uca şifrelemenin kaldırılmasına kadar gidebilir.

Araştırmacılar, teorik olarak güzel bir özellik olarak görünüyor olsa bile pratikte aynı şekilde işlemeyeceğinden tedirgin. “Facebook, Google yüklenen fotoğrafları zaten tarıyor, Apple iCloud’a yüklenen fotoğraflara erişim sağlayabiliyorken neden araştırmacılar bu özelliğe tepki gösteriyor?” diyecek olursanız sebebi şunlar;

Öncelikle bu sefer görüntü taramaları, fotoğrafları yüklediğimiz sunucularda (iCloud) değil cihazların kendisinde gerçekleşecek. Bilinen hash kodları ile telefonunuzdaki hiçbir yere henüz yüklemediğiniz veya yüklemeyeceğiniz fotoğrafların hash kodunu çıkarıp karşılaştırma yapacak. Apple iCloud’a yüklemeyi seçtiğiniz fotoğrafların taranacağını söylüyor. iCloud fotoğraflarını devre dışı bırakırsanız taranmaz ve yapılan taramalarda eşleşme olmadığı sürece Apple tarafından görünmez, oynama olmaz diyor.

İkinci tedirginliğin sebebi; Hash her ne kadar fotoğraflara özel olacak bir kod desek bile bazen farklı fotoğraflara aynı kod verilebilir. Böyle bir durumda collision (çarpışma) adı verilen yanlış eşleşmeler gerçekleşir. Apple bu taramaları NeuralHash algoritmasını kullanarak yapmayı hedefliyor. Araştırmacılar bu algoritmada collision(çarpışmalar) bulmaya başladı. Bu da cihaz taramalarında bazen alakasız olan bir fotoğrafı, bulut sisteminde bulunan bir fotoğrafla eşleştirmesi anlamına gelir. Ve alakasız yaptırıma maruz kalma ihtimalinizi ortaya çıkarır. Muhakkak ki yapılan yaptırım düzeltilir ama kendinizi açıklamanız, gerekli yerler ile iletişime geçmeniz gerekir. Durduk yere başınıza iş açmış olur kısaca. Apple ise gösterilen sürüm ile hazır olan sürümün tam olarak aynı olmadığını ve hazır sürümde sistemin doğru bir şekilde çalıştığını söyledi.

Bu iki tedirginlik dışında üçüncü tedirginliğin sebebi ise şöyle; şu an taramalar istismar için kullanılacak denilse bile, insanlar sonrasında olabilecek durumlar için endişeleniyor. Araştırmacılar sistemin şu anda eğitilmiş olduğu istismar durumları dışında başka türlü görüntü ve metinleri taramak için uyarlanabileceğini söylüyor. Taranan fotoğrafların eşleşmesinin yapılacağı bulut sistemine devletlerin erişimi nasıl olacak mesela? Devletler bulut sistemlerine kendilerine muhalif fotoğraf ve yazıları ekleyebilir. Sonra o fotoğrafın bulunduğu tüm cihazlarda ki insanları muhalif olarak belirler ve yaptırım uygulayabilir. Takip ettiğiniz bir kanal, sayfa veya whatsappta birinin size attığı bir fotoğrafı indirebilirsiniz. Bu fotoğraf bulunduğunuz ülke tarafından istenmeyen, bulut sistemine bu istismar fotoğrafıdır diye eklediği bir fotoğraf olabilir. Cihaz taranır eşleşme yapılır ve hop yakalandınız veya takip edilmeye başlandınız! Kısaca devletler bu özelliği baskı ile veya sistemin açıklarını bularak istedikleri şekle sokarak vatandaşlarını takip edebilirler. Araştırmacılar bu durumdan da tedirgin. Apple istismar için daha önceden oluşturulmuş olan bir veri tabanını kullanacaklarını ve devletin buna başka bir türde içerik ekleme isteklerini reddedeceğini de söylüyor. Geçtiğimiz aylarda Çin’e taviz vermiş bir firma için biraz fazla iddialı bir söylem.

Tedirginlikler bununla da bitmiyor. Çocukların kullandığı belirtilen telefonlarda gönderilen mesajlar, fotoğrafların taranacağı için uçtan uca korumalı mesajlaşmanın ortadan kalkması anlamına geliyor. İlk aşama olarak çocukların telefonunda geçerli olacak olan bu özellik, devletlerin Apple'a yapacağı baskılar sonucunda belki bütün Apple cihazların da (bütün cihazlar için geçerli olması çok tepki çekeceği için fazla ihtimal dahilinde değil çünkü sadece çocukların telefonu için bu özellik söz konusu olduğunda bile gelen tepkiler çok fazlaydı) geçerli olacak. Belki de belirli ülkelere göre değişiklik gösterecek şekilde uçtan uca korumalı mesajlaşma olmayacak bazı cihazlarda (bu ise daha ihtimal dahilinde çünkü zaten baskıcı olan ülkelerin vatandaşları ses çıkaramayacaklardır, diğer ülkelerin vatandaşları ise işin ucu kendilerine dokunmadığı için ya sessiz kalacak ya az ses çıkaracaktır diye düşünmekteyim.) Allah en doğrusunu bilir.

Apple geçmiş yıllarda İOS işletim sistemlerine sahip cihazların kilidini açmak ve şifresini çözmek için kolluk kuvvetlerine izin verecek bir araç oluşturmak için ABD hükümeti nin çok sayıda talebini reddetti. Ancak şirket müşteri verilerinin kendisinde bulunmasını isteyen Çin’e ise tavizler verdi. Eski CİA ve NSA çalışanı Edward Snowden Apple’ın bulunduğu bu durumu Twitter’da paylaştığı bir tweet ile dalga geçerek eleştirdi. Snowden tweetinde kısaca şu mesajı veriyordu; 2015 yılında Apple, Amerika da eylem yapan bir kişinin telefonunu açmayı reddediyor. Bu yüzden FBI ile mahkemelik oluyorlar ve FBI telefonu açtırmak için Avusturalya’da başka bir şirkete ulaşıyor. Apple, sırf gizliliğe verdiği önemi kullanıcılarına göstermek için kendi ülkesinde olan eyleme karşı bu tavrı takınıyor. Getirmeyi planladıkları özellikle, ‘’bak 155’i ararım vatan haini’’ tarzında bir firmaya dönüşmesini eleştiriyor aslında.

Belki gelen tepkilerden belki de sistemin henüz Apple'ın istediği düzeyde çalışmıyor olmasından kaynaklı Apple bu özelliği çıkarmayı daha fazla bilgi toplamak ve iyileştirmeler yapmak için ertelediğini açıkladı. Her ne kadar erteledik demiş olsalar bile araştırmacılar şu an için erteleme kararından memnun.

 Stanford İnternet Gözlemevi'nde araştırma görevlisi olan Riana Pfefferkorn; “Bu plandan tamamen vazgeçtik demeleri onlar için çok zor olurdu ama duraklatmaları şu an için çok önemli bir şey.” dedi.

Fight for the Future direktör yardımcısı Evan Greer, “Apple'ın fotoğraf ve mesajları cihazda tarama planı, modern tarihte herhangi bir teknoloji şirketinin en tehlikeli önerisidir. Tepkinin Apple'ı bu tehlikeli gözetim planını ertelemeye zorlaması cesaret verici, ancak gerçek şu ki, önerdiklerini yapmanın güvenli bir yolu yok. Bu plandan tamamen vazgeçmeleri gerekiyor.” dedi.

Apple şu an için bu kararını erteledi. Bu insanların verilerinin güvenliği için güzel bir haber. Ama bu özellikten vazgeçmezler ve getirmek için inat ederlerse güvenlik konusunda övülen, güvenilir olan bu firmanın adına büyük bir leke vurulacaktır. Bizler güvenlik konusunda hassas isek, iCloud yedeklemesi kapalı bir şekilde cihazı kullanmaya devam etmemiz çok daha güvenli olacaktır. Allah en doğrusunu bilir.