1985 yılında çekilmeye başlanan Geleceğe Dönüş isimli bilim kurgu filminde uçan araba gösterilmişti. O zamanlar 2020 yıllarında uçan arabaların olacağı düşünülüyordu belki de. Ama şu an için uçan araba görmek pek mümkün değil.
Geleceğe Dönüş filminde gösterilen uçan araba hem karadan giden hem uçabilen bir otomobildi. Tekerleklerini yatay pozisyona getirip uçar pozisyona geçiyordu.
Evet, günümüzde uçan arabaları görmüyoruz fakat uçan arabalar üzerine çalışmalar yapılmakta. Ve bu çalışmalarda bazı şirketler baya yol almış vaziyette. Fakat şöyle bir sorun var, ilk aşamada olan uçan arabaları kullanabilmek için pilot lisansı gerekmekte. Çünkü ilk aşamada geliştirilen uçan arabalara bakılınca temel çalışma prensibi uçaklar ile aynı. Pistten hareket etmeye başlayın kanatları açın ve havalanın. Diğer piste varana kadar sürün ve varınca düzgün bir şekilde piste indirin.
Gelişen teknoloji ile birlikte kendi kendine hareket eden-otonom- araçlar yapılmaya başlandı, drone teknolojsi gelişmeye başladı. Bu gelişmeler ile birlikte uçan arabaların tasarımları da değişmeye başladı. Otonom hareket eden ve pistten hareket edip kanatlarını çıkarıp havalanan araçlar yerine daha çok dronelara benzeyen ve helikopter gibi dikey yönde havalanan tasarımlar yapılmaya başlandı.
Uçan araçların tanımını şöyle yapabiliriz öyleyse; uçak gibi sabit kanatlı veya helikopter gibi döner kanatlı hibrit araçlardır. İki şekilde de tasarlanan otomobiller var.
Peki, gelelim sabit kanatlı ve döner kanatlı tasarımlarının avantaj ve dezavantajlarına. Öncelikle sabit kanatlı tasarımı bir uçak, döner kanatlı tasarımı da bir helikopter gibi düşünelim.
SABİT KANATLI TASARIM:
Kara yolculuğu esnasında
Hava yolculuğu esnasında
Görseller Aeromobil firmasının çıkardığı sabit kanatlı arabalara aittir.
Avantajları:
· Bir uçak, helikoptere göre çok daha hızlıdır. Sabit kanatlı tasarımlar döner kanatlı tasarımlara kıyasla çok daha hızlıdır.
· Sabit kanatlı uçak kanatlarının yönünü motor kullanarak değil havanın kanatlardan akmasını sağlayarak yapar. Kaldırma kuvvetini oluşturmak için hava akımını kullanır. Kanatlar sayesinde motora binen iş yükü azalmış ve verimlilik artmış olur.
· Hız ve verimlilik sayesinde daha uzun mesafeler gidebilir ve daha ağır yükler taşıyabilir.
· Motorun bozulması durumunda pilot güvenli bir şekilde uçağı yere indirebilir. Fakat yapılan tasarımlar otonom olursa bu geçerli olmaz.
Dezavantajları:
· Sabit kanatlı tasarımlar kalkış ve iniş için uzun pistlere ihtiyaç duyar.
· Hover (helikopterlerin yapmış olduğu kanatları hızlı hareket ettirerek havada tek bir yerde kalma) mümkün değildir. Bu hava trafiğini zor hale getirmesinin yanı sıra yolculuk esnasında ara noktalarda iniş yapılması mümkün değildir.
DÖNER KANATLI TASARIM:
Kara yolculuğu esnasında
Hava yolculuğu esnasında
Görseller PAL-V Liberty firmasının çıkardığı döner kanatlı arabalara aittir.
Avantajları:
· Döner kanatlı tasarımlar ile dikey kalkış ve inişler yapılır. Bu dikey kalkış ve iniş sayesinde pistlere ihtiyaç duymadan araçlar kalkış ve iniş yapabilir.
· Kontrol kolaylığı sağlar. Bir helikopter olduğu yerde sabit bir şekilde havada durabilir. Bu sayede yolculuk esnasında birkaç ara noktada durulabilir. Bir kargo dağıtım işlemi için kullanıldığını düşünürsek birden fazla noktaya kargo bırakılabilir. Yolcu taşımacılığı yapılıyorsa birden fazla noktada yolcu indirilebilir. Hem piste ihtiyaç yok hareket edilmesi için hem havada durma yeteneği bize bu kolaylıkları sağlar.
· Dış koşullara bağlı olarak hızın sürekli olarak kontrol edilmesi gereken bir şehir ortamında gezinmeyi daha güvenli hale getirir.
Dezavantajları:
· Sabit kanatlı araçlara göre daha verimsizdir. Yerinde durmak için hem havada kalması için rotorlarının sürekli dönmesi gereklidir ve bu işlem için motorlar çok fazla güç harcar. Bu güç harcamasının sonucu olarak uçuş süresi azalır.
· Döner kanatlı araçlar sabit kanatlı araçlara kıyasla daha yavaş hareket ederler.
· Sürekli dönen pervaneleri yüzünden çok fazla gürültü çıkarırlar.
· Eğer motorlar arızalanırsa veya araç güç kaybederse aracı indirmek için otorotasyonu (havada motor arızası meydana gelen helikopterlerin güvenle yere inmelerine olanak sağlayan pilotaj tekniği) uygulayabilecek yüksek eğitimli bir pilota ihtiyaç vardır.
İki tasarımında kendine göre avantaj ve dezavantajlarından bahsetmiş olduk. Bunlar göz önüne alınınca en uygun çözümün aslında iki yeteneği (sabit kanat ve döner kanat) birlikte kullanarak tasarımlar yapmanın olabileceğini düşünebiliriz.
Aeromobil firması Aeromobil 5.0 aracının tasarımını ve yapısını paylaştı. Ve yapımının yedi ila on yıl arası olmasını bekliyor.
Aeromobil 5.0 tasarımı
Uber uçan taksi işine girmek için Hyundai ile iş birliği yaparak uçan araba tasarımı yaptı. Taksiye binip gideceğin yeri giriyorsun ve taksi otonom olarak seni gideceğin yere götürüyor. Otonom olarak gittiği için pilot lisansı problemi de ortadan kalkmış oluyor. Tasarımı ise hayal edilenin aksine uçan bir arabadan ziyade daha çok büyük bir drone gibi duruyor.
Daha sonraları Uber her ne kadar uçan taksilerde de söz sahibi olmak istiyor olsa da uçan taksi işinin maliyetinden ötürü bu tasarımları Joby firmasına sattılar.
Uçan otomobiller söz konusu olunca ortaya birkaç problem çıkıyor. İlk problemimiz bu otomobilleri kullanabilmek için pilot lisansının gerekmesiydi. Fakat otonom olarak hareket eden otomobiller yapılırsa bu sorun ortadan kalkmış olacak. İkinci problem ise kişi mahremiyetidir. Yüksek bir binada oturuyorsanız camınızın önünden uçan bir otomobilin geçmesini istemezsiniz. Bunun için ise sanal otoyollar tasarlanacak. Üçüncü sorunumuz ise uçan otomobillerin havadayken bozulması, motorlarının arızalanması. Otomobil bozulduğu zaman sağa çekip tamir edersin fakat bu uçan otomobiller için olduğunda durup tamir etme mümkün değil. Direkt düşer ve düştüğü yer pazar alanı, bir ev veya çok daha kalabalık bir alan olabilir. Verilecek maddi ve manevi hasar çok fazla olabilir. Drone benzeri yapılar yapılarak da bu sorun ortadan kalkabilir. Çünkü üniversitelerde yapılan çalışmalar sonucu görülüyor ki dört pervaneden biri bile çalışır vaziyette olduğu zaman güvenli ve yavaş iniş yapılabiliyor.
Bütün bu konseptlere uyan ve lisanlamaya en yakın olan ise Uber’in uçan araba tasarımlarını satın alan Joby firması. Joby elektrikli, otonom hareket eden ve dikey kalkış ve iniş yapan uçan otomobiller tasarlıyor. Elektrikli otomobillerin hızlı şarjlarının gelişmesi ile birlikte yarım saat bir saat arasında elektrikli otomobilleri şarj etmek mümkün. Ve şu an bu otomobiller tam şarj süreleri ile 600-700 km yol gidebilmekte. Hızlı şarjların gelişmiş olması sebebiyle otomobil 700 km yol gittikten sonra yarım saat şarj olup yoluna devam edebilecek.
Günlük hayatımızda ne zaman ve hangi tasarımı göreceğimizi kestirmek zor olsa da uçan otomobiller için çalışmalar devam etmekte. Her geçen gün hayatımızın içine girmeye bir adım yaklaşmakta.